Afyonkarahisar Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce, 1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında 2025-2026 eğitim öğretim yılı yıl sonu sergisinin açılışı yapıldı. “Her zaman, her yerde, herkes için eğitim” sloganıyla açılan sergide, kadın kursiyerlerin el emeği göz nuru yüzlerce eser yer aldı.
Serginin açılışında TODEM Pamuk Şekerler Sınıfı minik öğrencilerinin İstiklal Marşı’nı okuması izleyenleri duygulandırırken, Fas, Suriye ve Afganistan’dan üç kadın kursiyerin şiir okuması da dikkat çekti. Konuşmaların işaret diliyle tercüme edilmesi ise sergide engelsiz iletişim vurgusunu ön plana çıkardı.
Sergide deriden ve boncuklardan çantalar, bileklikler, cüzdanlar, ince ince işlenmiş tablolar, havlular, tepsiler, yöresel kıyafetler, dekoratif mumlar, iğne oyaları, rengârenk kolyeler, yelekler, tahtadan kaşıklar, aynalar, bardak altlıkları, hem doğal hem sanatsal birbirinden farklı desenli bastonlar, keçeden yapılan bebek battaniyeleri, yastık kılıfları, sabunlar, Afyon yöresine ait pullu, şalvarlı kıyafetler ve daha sayılamayacak kadınlar için birbirinden güzel eserler yer alıyor.
Serginin açılışında TODEM Pamuk Şekerler Sınıfı minik öğrencileri İstiklal Marşı okudu. Bu an, izleyenleri duygulandırdı.
Ayrıca Fas, Suriyeli ve Afgan üç kadın halk eğitim kursiyeri açılışta şiir okudu.
Dikkat çeken bir diğer konu ise konuşma yapıldığı esnada işaret diliyle tercüme edilmesi oldu.
Afyon Postası muhabiri Aslı Çiçek de sergideki usta öğreticilerden bilgiler aldı.
Usta öğretici Sevim Fincankaya şunları aktardı:
“Deri kursu açtık bu sene. Derinin doğal karakterini geleneksel motiflerimizle estetiğe kavuşturduk. Çantalar, tablolar, saatler oluşturduk. Saf naturel bir deriyi tamamen kendimiz işleyerek şekiller veriyoruz. Toplamda bu dönem 25 deri öğrencimiz vardı. Öğrencilerimiz ilk başta deriyle tanıştılar, derinin ne kadar meşakkatli olduğunu öğrendiler. Kendi istedikleri şekilleri deriye aktarıp yapmaya başladılar. Çok sevdiler.”
Usta öğretici Kader Kop da şöyle dedi:
“Bu sene kursumuzda tel kırma, Arnavut işi, Antep işi öğrettik. 27 tane öğrenciye ulaştık bu sene. Hiç bilmeyen, eli iğne tutmayan öğrencilerimize burada çok güzel işler çıkarttırdık. Bu sene çok güzel de bir sergi çıkardık. Herkesi de sergimize bekliyorum. Halk eğitimi de çok önemli bence. Sergimiz iki gün açık olacak. Perşembe günü saat 17.00’ye kadar açık. Herkesi bekliyoruz. Burada gördüğünüz her şey kursiyerlerimin kendi emekleri, kendi el işçilikleri. Tel kırmanın tekniklerini öğrendiler, desen okumayı öğrendiler. Bu sene çok verimli oldu. Arnavut elbisesinden yaptığımız bir namaz elbisesi tasarladık. Hatta namaz elbisesi, mevlüt elbisesi, hatta imam nikâhı yapılırken giyilebilecek bir elbise bu.”
Usta öğretici Şerife Kasal da şöyle konuştu:
“İğne oyası kursuyla başladık. 25 öğrencim vardı. 3 ay sürdü bu kurs. Daha sonra bir buçuk ay da mum yapımı kursu yaptık. Mum yapımı göründüğü kadar zor değil, kolay ve keyifli. Mum yapımında benmari usulü bir yöntem var, o şekilde ısıtıyoruz. Bunları kalıplara dökerek, birçok çeşit kalıplarımız var, böyle renk ve koku vererek oluşturuyoruz. Bazı mumlar dekor olarak, bazı mumlar da yakmak için yapıldı.”
Usta öğretici Tülay Alay Afyon’da baston yapımı kültürünü tekrar canlandırmaya geldiğini belirterek şöyle konuştu:
“Baston yapımı üzerine Kültür Bakanlığı kültür temsilcisi, bakanlık sanatçısıyım. Ben çocuklukta öğrendiğim bir işi burada öğretiyorum. 3 grubum var; kaşık yapımı, sedef yapımı ve gazilerimiz var. Onlara hem iş öğretiyorum hem keyifli vakit geçiriyorum.”
“Ben Zonguldak Devrekliyim. Devrek bastonu dünyaca meşhurdur. Ben 12 yıldır usta öğreticiyim. Bu işi anlatmakta, tanıtmakta çok zorlandım çünkü Afyon halkı bu kadar sanatsal bastonu bilmiyor, normal baston biliyor. Afyon’un tarihinde de baston tel kakma işleriyle de Afyon işi olarak geçen işler yapılmış. Ben tekrar sanırım onu canlandırmaya, bu kültürü buraya yerleştirmeye geldim.”
“Ahşabın doğallığı da zaten insandaki negatif elektriği alıyor ve psikolojisine iyi geliyor. Bu ağacın doğal hâli eğri şekilde yılanı, sağlığı simgeler. Baston da hediye ederken sağlıklı yaşlılık dileriz. Mesela bir kursiyerim keçeyle birleştirdi bastonu, burada boya kalemleriyle epoksiyi birleştirdik, burada da ince ince delikler oyduk, ince işçilikle yaptık. Diğer baston Akşehirli, Akşehir’e ait kirazıydı, etli ekmeğiydi, Nasreddin Hoca’sıydı; hepsini yerleştirdik. Buradaki her bastonun ayrı bir hikâyesi var.”
Usta öğretici Gülay Uzunkaya da keçe sanatının faydalarından bahsederek şunları aktardı:
“Keçe el sanatlarıyla uğraşıyorum. Keçe ile ilgili bebek battaniyesi, kıyafetler, çantalar, gözlük kılıfları, tablolar gibi çok çeşitli ürünler oluşturduk. Keçe kışın sıcak tutar, yazın serin tutar. Doğal ürün, kimyasal hiçbir madde yok içerisinde, sağlıklı. Doğal olduğu için bebek ürünlerinde de kullandık. Öğrencilerim başta keçeden ne yapabiliriz diye düşündü ama ürünleri çıkarttıkça keşke kursumuz bitmese diye düşündüler.”
Usta öğretici Keziban Güngör de şöyle dedi:
“El sanatları usta öğreticisiyim. Maraş işi ve bu sene kanaviçe çalıştık. Bunları genelde çeyiz ürünü olarak yapıyoruz. Ben 16 yaşımdayken Halk Eğitim binasına girdim. Kursiyer olarak başladım, 3 senedir de usta öğreticiyim. İşimize ek gelir oluyor. Haşhaş çiçeği çalıştık, kara makinede kasnak sallayarak yaptık bu işi. Geleneksel kanaviçeler yaptık, çantalarımız var.”
Kurdele kesimini gerçekleştiren Afyon Valisi Dr. Naci Aktaş ve Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal ile il protokolü, serginin içerisinde gezerek el emeği eserleri inceledi.
Vali Aktaş, emeği geçen tüm hocalara ve kursiyerlere teşekkür ederek yıl sonu sergisinin hayırlı uğurlu olmasını diledi.
Sergi, perşembe günü saat 17.00’ye kadar ziyarete açık kalacak.