Dernekten yapılan yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa’nın yalnızca Filistin halkının değil, dünya üzerindeki milyonlarca Müslümanın ilk kıblesi, ortak manevi değeri ve insanlık mirasının önemli bir parçası olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Bu kutsal mekâna yönelik her türlü saygısızlık, yalnızca bir ibadethaneye değil, aynı zamanda inanç özgürlüğüne, uluslararası hukuka ve insanlığın ortak vicdanına yönelmiş bir saldırıdır” ifadelerine yer verildi.
Kudüs’ün tarihi, dini ve hukuki statüsünü aşındırmayı hedefleyen girişimlerin bölgedeki barış ortamını tehlikeye attığı belirtilen açıklamada, “Uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler kararlarının açık ihlali niteliğindeki bu eylemler, kutsal mekânların dokunulmazlığı ilkesini de ağır şekilde zedelemektedir” denildi.
Dernek, uluslararası toplumu ve insan hakları mekanizmalarını provokasyonlar karşısında daha kararlı bir tutum sergilemeye davet ederek, “Sessizlik ve kayıtsızlık, ihlallerin devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Bölgede adaletin, huzurun ve kalıcı barışın tesisi için somut adımların atılması artık ertelenemez bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın sonunda, “Kudüs, yalnızca bir şehir değil; insanlığın ortak vicdanını temsil eden kadim bir mirastır. Mescid-i Aksa ise bütün Müslümanlar için vazgeçilmez bir değerdir. Bu değerlere yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmayacak, hukukun, adaletin ve insan haklarının yanında olmaya devam edeceğiz” denildi.